Kongremizin Açılış Töreni Yapıldı
Fakültemiz ve Avrasya Sosyal Bilimler Eğitimciler Birliği Derneği iş birliğinde düzenlenen ‘Uluslararası Karadeniz Eğitim Bilimleri Kongresi’ törenle başladı.
Bu yıl ikincisi organize edilen ‘Uluslararası Karadeniz Eğitim Bilimleri Kongresi’nin açılışı için düzenlenen törene Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Atilla Çimer ve Prof. Dr. Hasan Karal, Genel Sekreterimiz Prof. Dr. Ufuk Töman, Akçaabat İlçe Belediye Başkanvekili Cevdet Bayraktar, İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Usta, dekanlarımız, müdürlerimiz, konuk akademisyenler, hocalarımız ve öğrencilerimiz katıldı.
Kongrenin ev sahipliğini yapan Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu açılış konuşmasına dün ebediyete uğurladığımız hocamız Prof. Dr. Durmuş Ekiz’e rahmet dileyerek başladı. Demircioğlu, “Durmuş hocamız; etrafına yardım eden, yol gösteren, bilimsel müktesebatını paylaşan kıymetli bir öğretim elemanımızdı. Pek çok öğrenci yetiştirdi. Pek çok akademisyene yol gösterdi. Onun şahsında diğer bütün eğitim şehitlerimizle başta Cumhuriyetimizin bânisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ebediyete göçmüş tüm eğitimcilerimizi saygıyla anıyoruz” dedi. Akademi dünyasının asli görevlerinden birinin de bilgi üretmek olduğunu ifade eden Demircioğlu, “Ürettiğimiz bilgilerle milletimize katkılar sunacağız. Bu katkıyı burada olduğu gibi bilim şölenleriyle hayata geçireceğiz. Bilimin yaygınlaşmasında ve yeni projeler ortaya konulmasında akademinin önemli yeri ve sorumlulukları var” dedi.
“BİZİM MEDENİYETİMİZ ÇOCUKLA KADINA DOKUNMAZ”
Sempozyumda sosyal bilgiler, fizik, kimya, matematik ve dil gibi alanlarda 180 katılımcının 26’sı çevrim içi olmak üzere toplam 155 bildiri sunacağını bildiren Demircioğlu şöyle devam etti: “Türk eğitim felsefesine katkı yapmak, sorunlara çözüm aramak ve problemleri daha görünür hale getirerek siyasilerimize katkı sağlamak için öneriler getireceğiz. Üniversitemiz, şehrimizin ve ülkemizin sorunlarına çözüm olacak şekilde dur-duraksız bilgi üretiyor. Tartışıyor ve aslî vazifelerini yerine getirmeye çalışıyor. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yapay zekâ bilim dallarını multidisipliner perspektiflerle ele alacağız. Ana temamız ‘Dijitalleşen Dünyada Eğitim’ olacak. Elbette küresel düzeydeki dijital gelişim süreçlerini takip ederek, teknolojik araçları kullanarak ulaşacağımız bu çıkarımları kendi kültürümüze göre değerlendireceğiz. Bizim medeniyetimiz çocuğa ve kadına asla dokunmaz. Bu kültürel aktarımı korumak ve sürdürmek zorundayız. Yoksa biz, biz olamayız.”
“DOĞRU ÖĞRENME, DOĞAL ETKİLEŞİMLE MÜMKÜNDÜR”
Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Atilla Çimer ise organizasyonun önemine vurgu yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Trabzon Üniversitesi olarak kuruluştan bugüne yüzde 50’nin üzerinde büyüme kaydettik. Aynı oranlarda akademik ve idari personelle insan kaynağımızı artırdık. 12 bin 500 öğrencimiz var. Trabzon’un farklı ilçelerinde 10 farklı yerleşkeye sahibiz. Geçen yıl 3, bu yıl da 6 programımız akreditasyon sürecine girdi. Yolumuza büyüyerek devam ediyoruz. Eğitim alanında Türkiye’de yeni öğretmen yetiştirme anlayışı ile müfredat sürekli değişikliğe uğradı. Sonu beklenmeden halen değiştiriliyor. Öğrenci öğrendiğini içselleştirmeden yeni kitapları önünde bulmamalı; öğreneceği materyalle etkileşim içerisinde olmalı. Yaşayarak, hissederek, severek öğrenmeli. Bütün materyali yapay zekaya devretme tehlikesinden uzaklaşmamız lazım. Teknoloji ile romantik bir ilişki kurmanın zararları büyük olur.”
“YAPAY ZEKÂ KULLANIMI ÖLÇÜLÜ VE DENGELİ OLMALI”
Ardından Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Hasan Karal, ‘Yapay Zekâ Çağında Akademik Etik’ konulu bir sunum yaptı. Yapay zekâ teknolojisinin insanı etkileyebildiğini belirten Karal, “Akademik emeğin niteliği ve özgün değeri ile yazarın değerlendirme süreçleri yapay zekâ ile sarsıldı. Sistemi kullanırken arka taraftaki bilişsellik yazarın mı, sizin mi; buna bakmanız lazım. Öğrencinin yapay zekâyı kullanıp kullanmadığına mı; yoksa hangi kullanımın meşru, hangisinin ihlal olduğuna mı odaklanacağız? Yani ceza mı ödül mü vereceğiz? Her şeyi serbest bırakmak da yasaklamak da tehlikelidir. Öğrencinin yaptığını gizleme yoluna gitmemesi için izin vereceğiz. Düşünmekten vazgeçip bilişsel yönün elden gitmemesi için de tamamıyla serbest bırakmayacağız. Değerlendirme ve hakemlik süreçlerinde de bu ölçüyü ortaya koyarsak dengeyi sağlamış oluruz. Yunus Emre’nin ‘İlim kendin bilmektir’ özdeyişi bu dengeyi muhafaza anlamında bizim için bir ölçüttür” dedi.
Kongrede sunum yapan akademisyenlere birer teşekkür belgesi takdim edildi. Açılışın ardından atölye çalışmalarına geçen katılımcıların bildirim sunumlarının startı verildi.










